İsa Mesih: O, vücut bulmuş “Tanrı Sözü” mü yoksa sadece bir peygamber mi?
“Mesih’in mahiyeti” meselesi, Hıristiyanlık ile İslam’ın buluştuğu ve ayrıldığı temel noktadır. Kur’an, Mesih’e hürmet eder ve onu “O’ndan bir kelime” ve “O’ndan bir ruh” olarak yüce bir konuma yerleştirirken, Hıristiyanlık bu unvanın (Söz) yalnızca yüceltici bir tanım değil, aynı zamanda Tanrı’nın bedende görünen özünün bir beyanı olduğuna inanır.
Bu yazımızda Hıristiyanların neden İsa’nın tanrısallığına inandıklarını ve bunun Kur’an’ın anlayışından nasıl farklılaştığını, “kelam” ve “Allah’ın sureti” kavramına odaklanarak anlamaya çalışacağız.
Birincisi: Hıristiyan inancında Mesih (Bedenlenmiş Söz)
Bir Hıristiyan için Mesih’in tanrısallığı, Hıristiyanlığa bir “eklenti” değil, onun özüdür. Biz “bir adamın Tanrı haline geldiğine” inanmıyoruz, bunun yerine “Tanrı’nın kendisini açığa çıkarmak için bir insan biçiminde tezahür ettiğine” inanıyoruz.
1. Sözün Teolojisi (Yuhanna 1 İncili)
Evangelist Yuhanna’ya göre İncil, Mesih’in sonsuzluğuna dair her türlü şüpheyi ortadan kaldıran bir beyanla başlar:
“Başlangıçta Söz vardı ve Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı… Ve Söz insan olup aramızda yaşadı” (Yuhanna 1:1, 14).
Burada “Söz” (Logos) susan bir ses değil, “Tanrı’nın konuşan aklı” ve yaratıcı gücüdür. Hıristiyanlar, Tanrı ile O’nun aklının (O’nun Sözü) bir olduğuna ve Tanrı ezeli olduğundan, O’nun Sözünün de ezeli olduğuna inanırlar. Bu Söz, “Nasıralı İsa”da bedenlenen sözcüktür.
2. Görünmez Tanrı’nın sureti (Koloseliler 1)
Elçi Pavlus’un Koloselilere Mektubu’nda Mesih’in Tanrı ile ilişkisinin doğru bir tanımını buluyoruz:
“O, tüm yaratılışın ilkdoğanı olan görünmez Tanrı’nın benzerliğidir. Çünkü her şey onun aracılığıyla yaratıldı… Her şey onun aracılığıyla ve onun için yaratıldı” (Koloseliler 1:15-16).
Burada “Tanrı’nın sureti” ile kastedilen, fiziksel benzerlik değil, daha ziyade Mesih’in, görünmez Tanrı’nın doğasının eksiksiz ve görünür bir açığa çıkışı olmasıdır. O, “yüceliğinin ışıltısı ve kişiliğinin açık ifadesidir” (İbraniler 1:3).
İkincisi: Kur’an perspektifinden Mesih (Elçi kulu)
Öte yandan Kur’an, Mesih’i “peygamberlerin en güçlüsü” olarak büyük bir saygıyla görür, ancak “Yaratan” ile “yaratılan” arasında net bir ayrım çizgisi çizer.
1. Kutsallığı ve evlatlığı reddetmek
Kuran’da birçok yerde Hz. İsa’nın bir insan olduğu ve O’nun tanrılığını iddia etmenin dinde “aşırılık” olduğu teyit edilmektedir:
“Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler inkâr etmiş oldular. Mesih de şöyle dedi: “Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin” (Maide Suresi, 72).
Kur’an, Hıristiyanların da kabul ettiği, fiziksel anlamdaki “oğul edinme” kavramını da reddeder (çünkü Hıristiyanlık’ta nesep, üreme değil manevi ve esaslı bir neseptir):
“Bir oğuldan bir şey almak Allah’a düşmez. O’nu tenzih ederiz” (Meryem Suresi, 35).
2. Kur’an’daki “Kelime”: Oluşum Meselesi
Her ne kadar Kur’an, Mesih’i “Allah’ın Sözü” (Nisa Suresi, 171) olarak adlandırsa da, müfessirler burada kastedilenin, Mesih’in ebedi İlah Kelam olduğunu değil, “Ol” kelimesiyle babasız yaratıldığını açıklamaktadırlar.
Üçüncüsü: Anlaşmazlığın temel noktası nerede yatıyor?
Anlaşmazlık Mesih’in “büyüklüğü” konusunda değil, onun “kimliği” konusundadır.
- İslam’da:İsa“Söz tarafından yaratıldı”(Adem gibi).
- Hıristiyanlıkta:İsa“Yaratıcı Kelime”Kim bir beden aldı?
Hıristiyanlar neden onun tanrısallığında ısrar ediyor?
Eğer Mesih yalnızca bir peygamber olsaydı, mesajı yalnızca “yasa” veya “ahlak” olurdu. Ancak Hıristiyanlar, insanlık sorununun (günahın) yalnızca insanın öğretisiyle çözülemeyecek kadar derin olduğuna inanırlar. “İlahi bir çözüm” olması gerekiyordu. Tanrı, kusursuz sevgisiyle, bizim için ölmesi için bir “elçi” göndermedi; bunun yerine Kendisi, insanlarla barışmak için Mesih biçiminde geldi. Kurtuluş, hem sınırsız (ilahi) hem de insan olan (insanın yerine geçen) bir Kurtarıcıyı gerektirir.
Düşünce için sonuç
Değerli ziyaretçimiz, Kuran’da ve İncil’de Mesih’in “Allah’ın Sözü” olarak tanımlanması tesadüf değildir. “Söz” sahibini ifade eden şeydir. Tanrı’yı gerçekten tanımak istiyorsanız O’nun Sözüne bakmanız gerekmez mi?
Sizi İncil’i açık bir ruhla okumaya, sadece “Tanrı şöyle dedi” demekle kalmayıp yetkiyle şunu söyleyen İsa’nın kişiliğini düşünmeye davet ediyoruz:“Yol, gerçek ve yaşam benim”.
