Müslüman dostlarımızdan sıklıkla şu soruyu duyarız: “Siz Hıristiyanlar Allah birdir diyorsunuz, sonra Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tan bahsediyorsunuz. Bu şirk değil mi? Bir ve üç nasıl bir araya getirilebilir?”
Güzel ve dürüst bir soru. Bu gizemi teolojik karmaşıklıklardan uzak, basit kelimelerle açıklamaya çalışalım.
Birincisi: Tek Tanrıya inanıyoruz
Hıristiyanlık da tıpkı İslam gibi tamamen tek tanrılı bir dindir. Kutsal Kitap Tanrı’nın bir olduğunu binlerce kez tekrarlıyor. Kutsal Kitap şöyle der: “Dinleyin, ey İsrail, Tanrımız Rab, Rab tektir” (Tesniye 6:4). Mesih’in kendisi şunu doğruluyor: “Tanrımız Rab tek Rab’dir” (Markos 12:29).
Dolayısıyla başlangıç noktası ortaktır: Tanrı birdir ve aynıdır. Üç tanrı yoktur, tek varlıklı tek bir Tanrı vardır.
İkincisi: “Öz” ile “hipostaz” arasındaki fark
Hayatımızdan basit bir örnek verelim: Sen tek bir insansın. Ama bir aklın var, duyguların var ve bir iraden var. Bu üç kişi mi? Hayır, bunlar bir kişinin üç yüzü.
Veya başka bir örnek: Güneş gökyüzünde bir tanedir. Ama bir diski var (biz onu görüyoruz), ışığı var (onunla aydınlatıyor) ve ısısı var (onunla ısıtıyor). Bunlar üç farklı şeydir ama hepsi güneşle aynı tabiattadır. Işığı ısıdan ayıramazsınız, onları güneş diskinden de ayıramazsınız, ama bunlar üç güneş değildir.
“Baba”, “Oğul” ve “Kutsal Ruh” dediğimizde, tek Tanrı’nın var olduğu üç yoldan veya teologların dediği gibi üç “kişiden” bahsediyoruz. Onlar üç tanrı değil, Tanrı’nın sevgisinin ve bizimle çalışmasının üç ifadesidir.
Üçüncüsü: Aşk iki kişiyi gerektirir
Gelin hep birlikte düşünelim: Eğer Allah bir olsaydı, yaratıkları yaratmadan önce tekliğiyle tecrit edilmiş olsaydı, O’nu kim severdi? Aşkın sevilmesi için bir başkasına ihtiyacı vardır.
Hıristiyanlar Tanrı’nın varlığının sırrının sevgi olduğuna inanırlar. Tanrı, sonsuzluktan beri (herhangi bir şey yaratılmadan önce), Baba, Oğul ve Kutsal Ruh arasındaki karşılıklı sevgiydi. Baba Oğul’u sever, Oğul da Baba’yı sever ve Kutsal Ruh bu sevginin bağıdır. Tanrı’nın sevgi olduğu anlamı budur (1 Yuhanna 4:8).
Dördüncüsü: Bu, Tanrı’nın üç parçaya sahip olduğu anlamına mı gelir?
Hayır, Tanrı parçalardan oluşmamıştır. Üç hipostazın her biri tamamen Tanrı’dır. Baba Tanrı’nın üçte biri değildir, Oğul da Tanrı’nın üçte biri değildir; her biri kendi mükemmelliği içinde Tanrı’dır.
Belki de en yakın örnekler “varlık”, “söz” ve “hayat”tır. Yaratılış’ta, Tanrı’nın “sözüyle” (Tanrı, “Işık olsun” dedi) ve “Ruhuyla” (Tanrı’nın Ruhu’nun suların üzerinde hareket etmesi) yarattığını görüyoruz. Bunlar ayrı tanrılar değil, farklı şekillerde çalışan tek bir Tanrıdır.
Düşünce için sonuç
Belki sınırlı insan aklı, sonsuz Tanrı’nın nasıl var olduğunu kavrayamayacaktır. Üçlü Birlik’i tam olarak anladığımızı iddia etmiyoruz, aksine Tanrı’nın kendisini İncil’de açıkladığı gibi buna inanıyoruz.
Basitçe inandığımız şey şudur:
- baba: Bizi yaratan ve seven göklerdeki Tanrı.
- oğul: O’nu görüp ona dokunalım diye bize Mesih’in kişiliğinde gelen Tanrı.
- Kutsal ruh: İçimizde yaşayan ve bize hayat ve güç veren Tanrı.
Üç Kişi, Tek Tanrı. Bu şirk değil, Allah’la ilişkimizde yaşadığımız ve deneyimlediğimiz ilahi sevginin sırrıdır.
