Al-i İmran Suresi’ndeki (45. ayet) şu güzel ayeti benimle birlikte düşünün:
“Hani melekler şöyle demişlerdi: “Ey Meryem, şüphesiz Allah seni Kendi katından bir kelimeyle müjdeliyor. Onun adı, Meryem oğlu Mesih İsa’dır, dünyada ve ahirette seçkindir.”
Bu ayet Kur’an ile İncil arasında altın bir köprüyü temsil etmektedir. Bize sadece Meryem’in Müjdesi’ni anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda İncillerde anlatılan Mesih’in kişiliğini tanımamızın anahtarlarını da veriyor.
Birincisi: aynı güzel haber, aynı sevinç
İşin güzel yanı, İsa’nın doğuşu müjdesinin iki kutsal kitabımızda da aynı büyük duygularla anlatılmasıdır:
| Kuran’da | İncil’de |
|---|---|
| Melekler Meryem’e bir oğlu olacağını söylerler | Melek Cebrail ona şöyle der: “Korkma Meryem, çünkü sen Tanrı’nın lütfunu buldun. Ve işte, hamile kalacaksın, bir oğul doğuracaksın ve onun adını İsa koyacaksın” (Luka 1:30-31) |
| Oğlunun adı “Mesih” | İlan edilen Oğul “Rab Mesih”tir (Luka 2:11) |
| “Dünyada ve ahirette şereflidir” | Herkes “O’na tanıklık ediyor ve lütuf sözlerine hayret ediyor” (Luka 4:22) |
İkincisi: “Onun adı Meryem oğlu Mesih İsa’dır” ne demektir?
Bu üçlü isim derin anlamlar taşır:
- İsa: “Meshedilmiş” veya seçilmiş anlamına gelir. Kutsal Kitap’ta İsa’nın bir peygamber, kâhin ve kral olarak Kutsal Ruh’la meshedildiğini görüyoruz (Elçilerin İşleri 10:38). Antik çağlardan beri vaat edilen budur.
- İsa: Bu kişisel bir isimdir ve “Tanrı kurtarır” anlamına gelir. Matta İncili şöyle der: “Ve ona İsa adını vereceksin, çünkü halkını günahlarından kurtaracak” (Matta 1:21).
- Meryem’in oğlu: Bu cümle bize her zaman mucizeyi hatırlatır. O, insan babası olmayan Meryem’in onurunu koruyan oğludur. İncil’de Meryem’e “İsa’nın annesi” denir (Yuhanna 2:1) ve onun soyuna özel bir ilgi gösterilir.
Üçüncüsü: “O’ndan Bir Kelime” başlığının müjdesi
Ayet buna “O’ndan bir kelime” diyor. Daha önceki yazılarımızda kelimenin anlamından bahsetmiştik. Ama şimdi İncil’in aynı fikri nasıl anlattığını okuyalım:
Evangelist Yuhanna şöyle diyor: “Ve Söz insan olup aramızda yaşadı” (Yuhanna 1:14).
Şu güzel benzerliği düşünün: Kur’an’ın bize Mesih’in “Allah’tan gelen bir söz” olduğunu bildirdiğini İncil, bu sözün İsa Mesih’in şahsında “beden olduğunu” söyleyerek açıklar. Aynı gerçek ama daha ayrıntılı.
Dördüncüsü: “O, dünyada ve ahirette şereflidir.”
Onun bu dünyada ve ahirette layık olması ne anlama gelir? Kutsal Kitap bu cümleyi hayatla doldurur:
- Bu dünyada iyi: Onun insanlara sevgiyle öğrettiğini, hastaları iyileştirdiğini, günahkarları ve tövbe edenleri kabul ettiğini görüyoruz ve Petrus onun hakkında şöyle diyor: “Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” (Matta 16:16).
- Ahirette iyilik: Yuhanna’nın Vahiy’inde onu, tüm yüceliğe ve onura sahip olacak ve dünyayı doğrulukla yargılayacak olan “ayakta duran Kuzu” (Vahiy 5:6) olarak görüyoruz.
Sonuç: Okumaya davet
İsa hakkındaki Kur’an ayeti harika bir kartvizit gibidir. Bu “saygın” ve “yakın” kişiyle tanışmak istersek, Kutsal Kitap bize onu yakından tanımamızın kapısını açar.
Belki de bu, her birimizin kitabımızı açıp dürüstçe sormamız için bir davettir: Yeryüzünde iki milyardan fazla insanın bir araya gelip sevdiği ve saygı duyduğu bu büyük insan kimdir?
